|
Şuandaki çalıştırma sistemi herkesi köleleşmeye mahkum bırakan bir sömürü sistemidir. Örneklerine daha önceki asırlarda da dönem dönem rastlanır. İnsanlara kendilerine ve ailelerine ayıracak, kitap okuyacak, kişisel gelişmesinde faydalı olacak vakit bırakılmamakta; ancak ölmemek için zaruri olan asgari ücrete mecbur bırakılan kitleler acı içinde kıvranmaktadır. İşsizlik de büyük boyutlardadır. İnsanlara kendi hayatlarına ayırmaları gereken zaman iade edilmelidir. Standart çalışma saatleri azaltılmalı ve esnetilmeli, açılan boşluğa ise işsiz olan insanlar yerleşmelidir. Bazı ülkelerde olduğu gibi çalışanlara çalışacakları zamanları programlayabilme hakkı tanınmalı ve asgari ücretlendirmede aylık yerine saatlik ücretlendirmeye geçilmelidir.
|
Topluma aşılanmış ve hala desteklenen bir başka büyük zehir ise; ırkçılık, ötekini kötülemecilik ve dışlamacılıktır. Diğer bir ifadeyle, bireylerin kendileriyle uğraşmayı bırakıp, hem de çoğu zaman sırf uğraşmış olmak için başkalarıyla uğraşması ve zorluk çıkarması, kendisini ise üstün tutmasıdır. Adeta takım tutar gibi birçoğumuz taraf tutmakta ve ıslah edici olduğunu iddia ederek bu uğurda huzursuzluk ve fesat çıkarmaktadır. Zaten futbol sanayi, bu durumun oluşmasında büyük destekçidir...Mantık olmadan taraf tutmanın bedeli ise cahil ve zararlı olmaktır...Çözüm yine yan yana durmakta fakat takımlara prim vermemektedir... Benimsenmesi gereken doğru mantık "Zorlaştırmayınız kolaylaştırınız, Müjdeleyeniz nefret ettirmeyiniz" olmadıkça, her alanda zulüm başgöstermesi kaçınılmazdır.
|
|
Fakirlikte ana etken destek yoksunluğudur. Halkın bu kesimi adalet ve yardıma başkalarından ziyade muhtaçtır.Herkesin kazandığından çok küçük bir parça fakirliği azaltmak için kullanılsa bile dünyada fakir kalmaz. Her devlet, kazancı olan her vatandaştan kazancı ölçüsünde ve çok küçük miktarda yoksulluk vergisini şeffaf şekilde toplayıp, gereken miktarı ülke içinde ve mutlaka bir kısmınıda diğer devletlerin fakir insanlarıyla paylaşmalı, doğru organizasyon modelinde oluşturulan havuzdan tüm yoksullara düzenli destek sağlamalıdır. Böyle bir sistemi uygulayarak, daha çağdaş ve modern olacağımız ve fakirlik sıkıntılarının büyük ölçüde azalacağı kesindir...Ayrıca fakirliğin sebepleri düşünüldüğünde insanların tembelliğinden ziyade bir takım başka insanların cimriliği, aç gözlülüğü ve vurdum duymazlığı hatta haksız kazancı gibi dış etkenler fakirliğe neden olmakta, eğitimsizlik, tembellik ve sabırsızlık gibi iç etkenlerde bunu desteklemektedir. Aslında İngilizlerin araştırmalarına göre mutluluğun parayla sağlıkla araba sahibi olmakla yada başka maddi şeylerle doğrudan ilgisi yoktur. Mutsuzluk ise herkes için olabilir fakat herkes sabırlı ve huzurlu olmaya çalışarak mutlu olabilir. Ama fakirlik yinede toplumsal bir sorundur ve kanayan bir yaradır. Çinlilerin bir stratejisi insanlara balık vermek yerine onlara balık tutmayı öğretin, der. Ancak unutulmaması gereken şey onlara balık tutmayı öğretmeninde parayla olduğu ve onlar balık tutmayı öğrenirken normal yaşayabilmeleri için gene para desteğine ihtiyaçları olduğudur..Yani iş hepimize düşüyor, kazandığımızdan çok küçük de olsa bir parça buna harcasak elbet dünyamızdan insanlığın ana sorunlarından birinin üzerimize yüklediği maddi manevi ağırlıklar kalkar..
|
Yapılan bir araştırmaya göre tiryakilerin %83'ü bırakmak istediği halde sigarayı bırakamadığını beyan etmekte ve sigarayı her deneyen dört kişiden üçü bağımlı hale gelmektedir. Bu düzen içinde yıllar yılları kovalamakta ve ortalama bir sigara tiryakisi yılda 2000 YTL., Türkiye ise yılda birkaç trilyon YTL. bu zehir tacirlerine kaptırmaktadır. Bütün marketlerde herkesin gözüne sokarcasına en iyi yerin sigaraya verilmesi çok çarpıcı ve acıdır...Daha fazla vakit kaybetmeden müdahale edilmeli ve gereken organizasyonal değişikliklere gidilmelidir. Akan katrilyonlar ve giden sağlık topluma kalmalıdır.
|